Neymar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Neymar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2011 Cumartesi

Pro Evolution "Chelsea" 2 !

Abramovich, 2004'te Mourinho'yu en çok kazanan menajer sıfatıyla teknik patronluğa getirdiğinde, Ranieri'nin ardında bıraktığı resmen deprem enkazı o kadroyu toparlamanın faturası da (Tiago,Essien,Drogba,Kezman,Ricardo Carvalho,Paulo Ferreira) 70-80 milyon pound civarında patlamıştı Maviler'e... Sezon bittiğinde , Mourinho yönetiminde 95 puan toplayıp rekor kırarak tam 50 yılın ardından kulüp tarihinde ki ilk Premier Lig Şampiyonluğu'nu elde etmişti Londra ekibi... O sene milenyumunu kutlayan kulübün müzesine son 50 yılda giren kupa sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu belkide... arada tabii saman alevi gibi parlayan Vialli döneminde kazanılan Kupa Galipleri Kupası vardı... ayrıca bildiğim kadarıyla 2005'e kadar tek lig bazındaki şampiyonlukları taa 40-50 sene evvel kazandıkları İngiltere Lig Şampiyonası olması lazım...
Uzun uza diye anlatmayacağım 2004'ten bugüne gelişi, sıkıcı olmaya lüzum yok... zaten herkes biliyor Rus sermayesinin Chelsea'ye neler verdiğini... Para, Para, Para!... Ardından da gelen lig dereceleri, şampiyonlukları, Şampiyonlar Ligi performansları, Portekizli'nin yarattığı müthiş takım ve kırdığı rekorlar falan filan işte... unutmadan, Frank'ı Lampard yapan da John'u Terry eden de Mourinho'dur! Bence kulübe kattığı en önemli iki değer, iki efsane kazandırdı Maviler'e... Yalnız tek bir eksiği vardı Mou'nun, Chelsea'de ki kupa koleksiyonu Britanya bölgesinde sınırlı kalmıştı... Şampiyonlar Ligi'nde en fazla 2 defa yarı final görmüş, onları da yine İngiltere sınırları dahilinde oynamış ikisindede Liverpool'a elenmişti. Bir kez de Rijkaard son 16'nın dışına itmişti onu Barcelona ile... Neyse biz bu döneme Pro Evolution "Chelsea" 1 diyelim geçelim o halde...
Sene 2011, yine bir Portekiz'li daha doğrusu "Special One -2-" diyedebiriliz,  yine Porto'dan olma, yine Bobby Robson orjinli... ama bu sefer Mourinho formatlı... ancak kişisel görüşüm olarak ondan çok daha iyi yerlere geleceğini geçen yazdan beri savunduğum Andre Villas-Boas'ı yine rekor bir ücretle getirdi Abramovich takımın başına. 40 milyon avro olduğu söyleniyor tüm masraflarının -ki sıfırdan takım kurmaya yeter-, Porto'ya 15 milyon avro tazminatı ödenecek, kendisi de 5 milyondan 5 yıllık sözleşme imzalayacak... Yaşı daha çok genç olmasının büyük avantajı olabilir uzun zamanlı kontrat, hani belki bi süre sonra işler kötü gidersede üstüne yada yanına daha tecrübeli birini de dahil edebilir Abramovich... Hiddink dedikoduları boşuna çıkmadı herhalde...
Konuya gireceğim direk, Abramovich'ten alacağı 100 milyon pound minimumu varmış genç çalıştırıcının transfer için... Kimler yok ki listede, transfer şovunun başta Avrupa'yı paramparça eden ikili Falcao ve Hulk ile başlayıp Neymar, Lukaku ve stoper Rolando ile devam etmesi bekleniyor Londra'da... Kalou ve Drogba'ya yol yüzde 100 göründü artık, zaten Torres'te yeni gelmişti ki önümüzdeki sezon çok şey bekleniyor ondan... Bosingwa için onu adam eder takımda tutar demiştim ki öyle de olacak gibi görünüyor ama ona alternatif Ajax'lı Van der Wiel listede... e yılların Lampard'ı etti 33, hocam diyeceği adam yaşına geldi, ama tahminim kalır ve 1 sene daha kaptanlığını sürdürür, yanına Sneijder gelecek deniyor, bir yandan da zor olsa da ısrarla Modric'te Tottenham'dan isteniyor ki bence tam Chelsea'nin topçusu... ve bir de Moutinho söylentileri var rotasyon için... Peki elde nesi var; Anelkası, Maloudası, Ferreirası, Benayounu, Ramiresi, Ivanoviçi, Zhirkovu falan var... e genç oyuncuları da katarsak işin içine mesela açıkta rüzgar gibi esen Kakuta, sol bek van Aanholt, yeni Terry olarak lanse edilen Jack Cork yada benim çok beğendiğim, geleceğin milli takım santraforu Daniel Sturridge... sezonun 2. yarısı kiralandığı Bolton'da 12 maça 8 gol sığdırdı, Torres'in Chelsea'de 1 golü vardı sezon bittiğinde...

Böyle bir hucüm Chelsea'si olursa çok can yakarlar cidden... gerçi Neymar için Real Madrid çoktan işi bitirdi deniliyor ama Chelsea bu hiç belli olmaz! -Falcao, Torres, Hulk- tahmini hücum hattını Lampard ve Sneijder'in beslemeleri tam bir gol makinası haline getirebilir Maviler'i... bir anda aklıma geçen sezon sadece Falcao&Hulk ikilisinin 70 küsür gol attığı geldi... Korkulur bu Chelsea'den!...

 
Villas-Boas ve Chelsea'nin ortak buluşma noktası Şampiyonlar Ligi kupası olarak görünüyor. Müzede tek eksik olan şey diyebiliriz şuan için... daha evvelden 2 Kupa Galipleri ve 1 Süper Kupa bulunuyor. Mourinho'dan beklenen tek şey en azından bir tanecik Şampiyonlar Ligi Kupası'ydı, ama başaramamıştı. Rekorlarla Londra'ya gelen Villas-Boas'ın da zaten Mourinho'dan tek eksiği bu kupa, onun dışında fazlası bile var... Bu sezon için Şampiyonlar Ligi favorim Real Madrid ancak eğer ilk sezon alırsa ligi Chelsea sonraki sezon Şampiyonlar Ligi'ni kesin kazanacaktır. Tabii Barcelona'nın performansları bu sırada belirleyici rol oynayacak... 
Önümüzde ki sezon hayatımda ilk defa ilgiyle, severek, isteyerek takip edeceğim Chelsea'yi. Yıllardır o soğuk futbol anlayışlarına bi ısınamamıştım... Kendi futbolumuzda hemen her sene büyük takımlarımızdan birinin gerçekleştirdiği "-tırnak içinde söylüyorum- evrim yada devrim" sadece transferlerle olacak iş değil, mantalite devrimi gerek ilk önce... hani alt yapısıydı, profesyonelliğiydi, scoutingiydi, marketingiydi falan filan... sanırım Portekizli de onu yapacak yeniden Chelsea'de... başarabilirse işte bunun adı: Pro Evolution "Chelsea" 2!...

23 Haziran 2011 Perşembe

Milyon Dolarlık Bebek ve Tekmeleri !


Neymar, 92 doğumlu "bebek"!... değeri 45 Milyon €!... Gece oynanan Penarol maçının bitiş düdüğüyle saha bir anda karıştı... Evet Santos, Libertadores Şampiyon'u olmuştu hem de Neymar tek başına kupayı getirmişti resmen lakin kim takar kupayı! Sanki iki mahallenin yaramaz çocukları tekme tokat birbirine girmişti....
Maçta ilk golü atan ve tekniğini döktüren Neymar, maç sonunda da bu sefer tekmelerini konuşturdu! Bir tek o değil tabii ki, tüm oyuncular birbirlerine girdi ancak Neymar biraz daha farklı bir göründü benim gözüme.O "Brezilya Ghettoları"nın ruhu vardı sanki o anda içinde... Belki maçın Santos'ta olmasının belki de "Real Madrid"in verdiği bir özgüven midir bilinmez ama o saç şekliyle de zaten "biz bu çöplüğün horozuyuz birader!" dercesine bir tavır içerisindeydi hem maçta hem sonunda...

21 Haziran 2011 Salı

"Mou" Öldü ! Yaşasın Yeni "Mou" !


Luís André Pina Cabral Villas-Boas... Portekiz'in yeni Kral'ı... henüz 34 yaşında ve kariyerinde ki kupaların sayısı ve değeri bugün dünyadaki bir çok ünlü teknik adamın çok daha üstünde...

2003 sezonunda Mourinho ile Porto'da başlayan baş antrenörlük kariyeri sonrasında Chelsea ve Inter'de de devam etti.2009/2010 sezonu başlamadan Mou ile vedalaşan, kendi kariyeri açısından tecrübe kazanmak isteyen Villas-Boas, Ekim 2009 da Portekiz'in köklü ama mütevazi ekiplerinden Académica'nın başına geçti.



Takımı devraldığında son sırada ve galibiyetsiz konumda iken, sonrasında müthiş bir ivme ile ligi düşme hattının 10 puan üstünde 10. sırada bitirdiler ve Portekiz Kupası'nda da inanılmaz bir başarı göstererek yarı finalde Porto'nun rakibi oldular hatta Dragao'da bitime bir kaç dakika kala Mariano Gonzalez'in golüne engel olabilselerdi finale çıkacaklardı ve büyük ihtimalle Benfica'yı da o gazla finalde mağlup edeceklerdi...

Sezon sonu önce Sporting Lizbon çok istedi Villas-Boas'ı sonra 1 sezon daha Académica'da kalacağına dair açıklamalar yaptı.O sırada Porto'da Benfica'ya kaptırılan şampiyonluğun ve taraftarı tatmin etmeyen futbolun ardından gelen tepkiler yerini buldu akabinde Jesualdo Ferreira istifasını verdi.Bir anlık Carlos Queiroz yada Scolari'nin de isimleri gündeme gelsede, sezon içinde oynattığı futbol ve başarısıyla Villas-Boas'ta karar kılındı.Hemen 2 gün sonra Porto ile anlaştığını basına duyuran genç teknik adam böylece ilk ciddi deneyimine başlamış oldu.

Ağustos ayında ki Süper Kupa Finali'nde Benfica karşısında alınan galibiyetle başlayan müthiş sezon 30 maçta 27 galibiyet ve 3 beraberlikle sona erdiğinde Porto çoktan şampiyonluğunu ilan etmiş 2. sırada ki Benfica'ya tam 21 puan fark atmışlardı ki bu da lig rekoruydu! Tabii ki bununla birlikte gelen, tadından adeta yenmeyen UEFA Kupası vardı bir de, ona "Avrupa Kupası kazanan en genç teknik direktör" ünvanını kazandıran!...
Kırdığı rekorlar inanılması güç şeyler, mesela boynuz kulağı geçer'i resmen destekleyen bir istatistik ile Mourinho'nun 33 maçlık yenilmezlik serisini 36 maç ile kırdı -bunların içinde 16 maç üst üste galibiyet var- sonra bir Portekiz kulübüne Avrupa arenasında en fazla galibiyeti 14 maç ile aldırmış oldu, Portekiz Ligi'nde 84 puanlık puan rekoruyla birlikte lig ikincisi Benfica'ya atılan 21 puan fark da ayrı bir rekoru temsil ediyordu...
Chelsea ile kesin olarak anlaştığı söyleniyor, geçen sezon sadece Hulk-Falcao ikilisine -dile kolay- 77 gol attıran hoca bakalım -eğer ayrılmazsa- Drogba-Torres ikilisine ne yaptırır tahmin bile edemiyorum lakin bi yandan da Falcao'yu da beraberinde getireceği söyleniyor... Yine kalırsa Anelka'da iyi bir alternatif olur hücum hattına... Savunmada ise Portekiz'den tanıdığı David Luiz yine banko partneri olur Terry'nin diye düşünüyorum, Bosingwa'yı da tutar diye düşünüyorum hatta adam eder ve monte ederse sağ beke ki zaten sol tarafada Real'in elinden Coentrao'yu kapacağı konuşuluyor Chelsea'nin... Olursa işte o zaman önümüzdeki sezon yine bir Chelsea-Barcelona Şampiyonlar Ligi finali izleyebiliriz, belki de Villas-Boas bu sefer de "Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olan en genç teknik adam" ünvanını alır!...