Lionel Messi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lionel Messi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2011 Cuma

Sıra Sende Bojan !

"Bojan Krkic is special, another talent!..." , Kahire'de düzenlenen bir hazırlık maçı sonrası Rijkaard'ın, Al-Ahly karşısında henüz 16 yaşındayken şans verdiği Bojan'ın maç sonu performansını değerlendirmesi... Bende izlemiştim hatırlıyorum, 1 golü vardı o maçta ve elinde hala bulundurur Messi'den kaptığı "Barcelona'nın en genç golcüsü ve oyuncusu" ünvanlarını... Baba Bojan torpiliyle Barça alt yapısında yetişen ve şuan FM'nin bile "touted as next David Villa" olarak tanımladığı Bojan'ın, müthiş sürati ve tekniğinin yanısıra henüz bu yaşta (90 doğumlu) sahip olduğu son vuruş becerisiyle zaman zaman "Eto'o, Ronaldinho, Henry, Ibrahimoviç" gibi isimleri çocuk yaşta kulübeye yollamışlığı, bu sezon içinde de belli maçlarda Villa'yı kesmişliği vardır... şaka değil henüz 20 yaşında Bojan ve bugüne kadar Barça formasıyla 104 maçta 26 golü var!


Luis Enrique Roma yolundayken konuşuluyordu Bojan ve Thiago'yu da birlikte götürmek istiyor diye.Thiago'yu bilmem ama Bojan ocakta 2015'e kadar uzatmıştı kontratını.Önceki örneklere bakarsak elden kaçan Fabregas bugün 40-50 milyon civarı bir piyasaya sahip.Aynı şekilde bedelsiz Manchester'a giden Pique'ye tekrar 10 milyon verip geri almışlardı ki şuan kontratında bulunan serbest kalma bedeli 50 milyon €... Görünen o ki transfer komitesi bu sefer temkinli ve akılcı davranmaya gayret ediyor Barcelona'da... Krkic hala daha bir çocuk, ve hala büyük potansiyele sahip, önü açık.

Sezon bitimi Betis'e kiralanacağı konuşuluyordu.Aslında onun için iyi olabilirdi çünkü hem uyum sorunu olmazdı hem kendi liginde oynayacaktı ve Barcelona'ya dönüşü garanti olurdu.Sonra bilmiyorum neden ama kapanmış bu konu.Roma'nın teklifine gelirsek, 10 milyon € önermişler, Barça'da aslında teklife soğuk değil ama 15 milyon € olarak "geri alma opsiyonu" ve "sonraki satıştan %20 pay" maddesi koydurmak istiyorlar.Bu da Roma cephesinde sıkıntı yaratıyor.Çünkü belli Bojan kesin patlayacak, ciddi yeteneği ve potansiyeli var hatta tecrübeside var desek yerini bulur lakin İtalya ona göre mi?!... bu kadar sert futbolun oynandığı bir ligte Bojan?...

20 Haziran 2011 Pazartesi

Hér Es De La Masia

Nou Camp'a giderken sağda taştan bir bina var, kelime anlamı "Çiftlik Evi" olan. Kurulmasına 1979 yılında Ajax'tan esinlenerek Johan Cruyff vesile olmuş, takriben ve reel olarak tam 30 yıl sonrasında meyvelerini yemeye başladılar Katalanlar. İşte o taştan bina,  "Futbol'un Harvard'ı" ; La Masia!

Ne mi var orada? Bir ruh var, bir felsefe var, bir eğitim var, bir düzen, bir disiplin var... Ülkemizde sınırsız yabancı "hakkı"ndan bahseden "sözde" kulüp başkanlarının, "sözde" teknik adamların gidip görmesi değil direk feyz alması direk kopyalaması gereken bir futbol alt yapı eğitim merkezi var...
Bu yazının klasik her spor blogunda bulunan La Masia incelemelerinden farkının bence yazının başındaki resim. Çünkü gerçekten buradan 100 üzerinden 100 puan ile mezun olan öğrenciler (Pep Guardiola,Guillermo Amor,Ivan De La Pena,Sergi Barjuan,Fernando Navarro,Luis Garcia,Albert Luque,Mikel Arteta,Giovanni Dos Santos,Puyol,Pique,Xavi,Messi,Iniesta,Pedro,Bojan,Fabregas,Pepe Reina,Thiago,Jonathan Soriano, Martin Montoya,Sergio Busquets... şu an aklıma gelenler ki İspanya'nın ve Avrupa'nın çeşitli kulüplerinde oynamış, oynayan ve oynayacak olan bir çok isim var) açık açık yani bu kadar aleni bir şekilde, özellikle de Barcelona forması altında tüm Dünya Kulüpleri'ne saha içinde tabir-i caizse "tecavüz" etmekte ve rakip takımlarda bu işi sanki bir Rus atasözüne çevirmekte yani  "zevk almak"tadırlar.












Luis Enrique Martinez
yönetiminde geçtiğimiz sezon Liga Adelante'yi 73 puan ve 85 gol ile 3. sırada bitiren Barcelona B takımı statü gereği La Liga'ya yükselemedi ancak özellikle ekibin ligi paramparça eden santraforu Jonathan Soriano attığı 32 gol ile tüm dikkatleri üstüne çekmeyi başardı.Onun yanı sıra İspanya Genç Milli Takımları'nın her kademesinde vazgeçilmez olarak oynayan sağ bek Martin Montoya, stoper -solak Puyol- Marc Muniesa ve oyun kurucu -İniesta'nın halefi- Thiago Alcantara müthiş performansları ile Avrupa kulüplerinin takibine girdi.Hatta Roma'nın başına geçen Luis Enrique'nin beraberinde Montoya ile Thiago'yu götüreceği konuşulurken transfer dedikoduları arasında Alexis Sanchez'i isteyen Guardiola'nın Şili'li Harika Çocuk için para artı takas yoluya Montoya ve Soriano'yu İtalyan ekibine önerdiği yer alıyor.
Laf arasında "genç golcü" Soriano aslında 1985 doğumlu 25-26 yaşlarında Barça B'nin en tecrübeli oyuncusu konumundadır.Katalan asıllı oyuncu futbola bölgenin rakip tarafı Espanyol alt yapısında başladı.2001-2009 arası Espanyol'un B ve As takımlarında, zaman zamanda kiralandığı kulüplerde çıktığı 152 maçta 44 gol atarken aslında Barça scoutlarının hep gözlemindeydi.2009 sezonu sonu kontratı bittiği gibi rotasyonda bulunsun diye kadroya dahil edildi Soriano.Belki biraz geç oldu, belki as takımda oynama şansını diğer arkadaşları (Bojan,Thiago,Montoya,Jeffren) kadar bulamadı ama Barça B'nin değişmez santraforu oldu.Liga Adelante'de 2 sezonda 67 maçta 50 golü var Soriano'nun ki hele bu sezon bildiğin parçaladı resmen 36'da 32'lik müthiş performansıyla! Öyle azbuz değil, kariyerinde 9 sezondaki gol sayısını sadece 2 sezonda aştı.David Villa için iyi tekliflere açığız diyor başkan Rossell, Manchester City devrede ayrıca.Muhtemelen Rossi yada Sanchez'i transfer edip Soriano'yu da kadroya monte etme planlıyor olabilir Pep, Luis Enrique'nin de tavsiyesiyle.Neden olmasın ki zaten kimi koysan takır takır gol atıyor Barça'da hatta B takımında bile! Geçen sezon Villa, ondan önce Ibrahimoviç, Henry, Eto'o, Ronaldinho... kaldı ki zaten Messi varsa hiç birine gerek de yok aslında!...



19 Haziran 2011 Pazar

Ujfalusi Florya'da !

 Hafta içinde başkan Ünal Aysal'ın İspanya'ya gidişinin takip eden günün akşamında ntvspor, ligtv, sporx ve hatta hürriyet gibi siteler tarafından resmi olarak anlaşıldığı iddiasıyla verilen haberlerde Diego Forlan, Jose Antonio Reyes ve Tomas Ujfalusi'nin en geç hafta sonu birlikte İstanbul'a gelip Galatasaray ile sözleşme imzalayacakları söyleniyordu. Başkan Madrid dönüşü yaptığı ilk açıklama da sadece işlerin olumlu gittiğini ve daha kesinleşmiş birşeyin olmadığını söylemişti. Gelişmeleri takip eden günlerde önce Forlan'ın Türkiye'ye gelmek istemediği ve kız arkadaşıyla ayrıldığı, moralsiz olduğu ardından Reyes'in Galatasaray'a sıcak bakmadığı İspanya'da kalmak istediği, Ujfalusi'nin ise Baros'la aynı formayı giymeye hazır olduğu şeklinde dedikodular yazılıp çizildi derken az önce kendi kendime  "bir bakalım spor haberlerinde ne gelişmeler var" deyip ntvspor'u açtığım vakit Tomas Ujfalusi'nin sağlık kontrolünden geçip, sözleşme imzalamak üzere İstanbul'da olduğunu görünce şaşırdım doğrusu... Sözleşme 2+1 yıllık ve 2,2 milyon € kazanacak Ujfalusi... Forlan ve Reyes'in de salı günü İstanbul'da olacağı söyleniyor...
Kariyerine Çek'lerin köklü kulüplerinden Sigma Olomuc ile start veren Ujfalusi, 4 sene sonunda transfer olduğu Hamburg savunmasının bel kemiği oldu. 
 Aynı dönem milli takıma seçilmeye başladı ve Milan Baros'la birlikte değişilmez isimlerden biri oldu. 
 Batı Alman ekibiyle çıktığı 105 karşılaşma da sert oyun tarzı ve güçlü fiziğiyle İtalyan Futbolu'na uygun görünen Ujfalusi'yi Fiorentina 7,5 milyon € ödeyerek transfer etmekten çekinmedi. İlk başlarda uyum sıkıntısı çekse de sorunun dönemin Fiorentinası'nda olduğu zaten aşikardı. Kısa süre içinde yapılan teknik direktör değişikliği ile hem Tomas hem de Floransa şehri kıpırdandı ve sağ bek olarak uzun süre menekşelerin vazgeçilmezi oldu, zaman zaman kaptanlık pazubandını koluna taktı.
2007/2008 sezonu sonunda Fiorentina ile sözleşmesi biten Çek futbolcu önce Sevilla ile anlaşıp ön protokol imzaladı ama daha sonra Atletico Madrid ile gizli sözleşme yaptığı gerekçesiyle FIFA tarafından Sevilla kulübüne ödenmek üzere 850 bin € para cezası verildi ve bir nevi Madrid ekibi Ujfalusi için bonservis bedeli ödemiş gibi oldu.
Madrid'te tekrar gerçek mevkiisine geçip sert futbolundan taviz vermeyen Ujfalusi zaman zaman yaptığı futbol dışı müdahaleler ve gördüğü kırmızı kartlar ile hem takımın hem tribünlerin tepkisini çekse de bu Atletico'nun vazgeçilmezlerinden biri olduğunu engelleyemezdi.
Ujfalusi, Eylül 2010'da oynadıkları Barcelona maçının uzatma dakikalarında kontra atakla gole giden Messi'nin direk bileğine yaptığı acımasız hamle sonucu kırmızı kart görmesinin yanında tüm futbol kamuoyunun ve özellikle Pep Guardiola'nın hışmına uğradı.Maçtan sonra Pep basın toplantısında, "yıldız futbolcular korunmalı  " şeklinde açıklama da bulunurken Çek futbolcunun açıklaması, "Messi'den özür diliyorum isteyerek yaptığım bir hareket değildi, Agüero aracılığıyla ona bir mesaj göndereceğim  " şeklinde oldu.